Vücudumuzun Silahşörü: Bağışıklık Sistemi

Gündemimiz, yaygın salgın yapan Coranavirüs ile ilgili. Her kanal, her radyo programı, tüm manşetler ölümle sonuçlanan hastalık yapması nedeniyle Coranavirüs. Salgın tüm Dünya’da hızla yayılıyor. Artık ülkemizde hatta şehrimizde de tanı alan hastalar ve ölümler başladı bu da endişelerimizi artırdı. Virüslerle mücadelenin nasıl olacağı konuşulurken sık sık karşımıza bağışıklık yani immün sistem teriminin kullanılması bu sistem hakkında pek de bilgi sahibi olunmadığını gösterdi. Peki nedir bu bağışıklık sistemi? Neler yapar? Nasıl güçlendirilmelidir? Her hastalık için güçlendirilmesi gerekir mi? Bugünkü yazımızda bunlara değinelim.

Bağışıklık sistemi, tüm canlılarda bulunan, kendinden olmayanı tanıyıp yok etmeye yönelik çalışan muazzam bir sistemdir. Kendinden olmayanı ayırt ederken, bunlar dışında vücutta ömrünü tamamlamış ve hasar görmüş hücreleri de yok eder. Bu sistemin harika bir de hafızası vardır. Bir kez karşılaştığı ve savaştığı hücreleri unutmaz tekrar karşılaşınca anında etki ederek hızlı sonuç alınmasını sağlar.

Doğduğumuz andan itibaren bu sistem çalışmaya başlar ancak tam olgunlaşarak aktif çalışması 6-7 yaşları bulur. Yaşarken hayatın akışı için çeşitli mikroplar ile karşılaşırız, karşılan her mikroba özel antikor dediğimiz koruyucu maddeler yapılır ve hafızasına kaydeder. Böylece aynı mikrop ile tekrar karşılaşınca hatırlar ve kısa sürede yok eder.

Bağışıklık sistemi hücrelerinin iyi çalışması gerekmektedir. Herhangi bir zayıflığında vücut hastalanır. Otoimmün hastalıklar, alerjik hastalıklar hatta kanser gelişmesinin zemininde bu sistemin düzgün çalışmaması yer almaktadır.

Bu muazzam sistemin güçlü çalışması için neler yapılmalı?

Öncelikle şunu belirtelim. Her sağlıklı bireyde bağışıklık sistemi iyi çalışmalı bunun için gerekenler yapılmalı. Ancak bazı bağışıklık sistemi bozukluğuna sahip hastalarda bu sistemin güçlendirilmesi istenmez hatta tam aksine baskılanması için tedaviler uygulanmaktadır. Bu amaçla bağışıklık sistemini güçlendirmek için yapılacaklar, hekiminizin kontrolünde olmalıdır.

Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında sağlıklı beslenme çok önemlidir. Ayrıca günlük en az 2 litre su içmek, yeterli uyku, stressiz yaşam, alkolden ve sigaradan uzak durmanın önemi büyüktür. Özellikle sigara içerdiği toksik ürünler bu sistemin çökmesine neden olmaktadır ki sigara içicileri bunu çok iyi bilirler. Enfeksiyonlara sık yakalanmaları ve geç iyileşen hastalıklarla sık karşılaşırlar.

Beslenme çok önemlidir dedik. Nelere dikkat edilmeli nelerle beslenmeli şimdi onlardan bahsedelim.

Olmazsa olmaz vitamin: C vitamini. Bağışıklık sisteminin güçlü çalışmasında en önemli vitaminlerdendir. Kuşburnu, domates, soğan, yeşilbiber, kırmızı biber maydanoz, tere, roka, brokoli, karnabahar, ıspanak, turunçgiller ve kivide bol bulunur. A vitamini de kandaki beyaz hücre aktivitesini artırarak savaşmaya yardım eder.  A vitamini havuç, ıspanak, kabak ve domateste bulunur. Selenyum minerali hem bağışıklık sistemi hem de mutluluğumuz için önemli bir mineraldir. Ton balığı, mantar, sarımsak, soğan, yumurta ve tavuk etinde bol bulunur. Barsak sistemimiz sağlam olmalı ki hem besinlerden iyi faydalanabilelim hem de barsakta bulunan faydalı bakteriler ile vücudumuzu koruyabilelim bu amaçla muhakkak probiyotik kullanılmalı, kefir içilmeli. Eğer imkânımız varsa evde kendimiz yoğurt yaparak tüketmeliyiz. Karanfil hem antibakteriyel hem de antiviral özelliğe sahiptir. Bu amaçla çayı demlerken karanfil eklenebilir, ağızda karanfil çiğnenmelidir. Akşamları yemekten sonra sağlıklı bir bireyseniz kış çayı içerek bağışıklık sistemini güçlendirebilirsiniz. Kış çayının içine; kuşburnu, çiçek ıhlamur, adaçayı, ekinezya ve lavantayı karıştırarak hazırlayabilirsiniz. Yine vitaminlerden D vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu amaçla bu soğuk, güneşsiz günlerde D vitaminini ayrıca Omega -3 takviyeleri alınmalıdır. Ancak tekrar belirtmeliyim alınacak tüm takviyeler doktorunuzun kontrolünde olmalıdır.

Sağlıklı bağışıklık sistemi için fazla miktarda şeker tüketiminden kaçınmak gerekir. Kanda yüksek olan şeker savunucu akyuvarların bakterileri yutma ve yok etme yeteneğini azalttır.

Biorezonans ve akupunktur bağışıklık sisteminin güçlenmesinde çok önemli yere sahiptir. En önemli hekimlik aslında hastalıklara yakalanmamak için yapılan koruyucu hekimliktir. Biorezonans ile kişi analizi sonucunda gerekli ve yeterli seanslar ile bağışıklık sistemi düzenlenmesi yapılabilir.  Akupunkturla ise vücudumuzda oluşan blokajlar tedavi edilerek Çİ döngüsünün düzenlenmesi böylece vücudun dengesi sağlanmalıdır.

Bağışıklık sistemindeki bozulmalar nelere yol açar?

Bağışıklık sistemindeki zayıflama hastalıklara erken yakalanma hatta tedaviye cevap alınamama, zor tedavi olmaya sebep olup. Sürekli hastalanmak, sık sık dudak kenarında çıkan uçuklar, hızlı kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk bunun belirtilerinden olabilir. Bunun dışında bağışıklık sistemi yanlışlıkla vücudunun sağlıklı hücrelere saldırırsa otoimmün hastalıklar adını verdiğimiz hastalıklara yol açar. ‌Otoimmün hastalıklar vücudun birçok doku ve organını etkileyebilir. Romatoid artrit, ‌Sjögren, Hashimato, Graves, Lupus ve Sedef otoimmün hastalıklardan sadece bir kaçıdır. Bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılığı sonucu da alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Yani özetle bağışıklık sistemi sağlıklı bir birey olabilmenin en önemli şartıdır.

Coranavirüs salgınının bize en büyük katkısı, hijyenin, sağlıklı beslenmenin, uykunun ve sağlık çalışanlarının önemini hatırlatması.  Sağlığımızı ancak kaybettiğimiz zaman kıymetini bilmeyelim.  Sağlıklı günler dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fulden Küçük - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak B Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan B Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Bursa Markaları

B Gazete, Bursa ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (539) 958 70 00
Reklam bilgi