Deli cesareti

Her şeyin bir kongreyle başlayıp, bir kongreyle bitmediğini öğrenmemiz için daha ne kadar acı yaşamamız, kaç kez hayal kırıklığına uğramamız gerekiyor bilen var mı?
Bütün sıkıntıların bu şekilde çözüleceğine ilişkin ön yargımız peşimizi bırakmadığı sürece öğreneceğimizi de pek sanmıyorum.
Genel kurullar, kulübü en başarılı şekilde yönetecek insanları, diğer bir deyişle en iyileri seçmiyor, bunu sandıktan birinci çıkanlara her fırsatta söyledim.
Siz başarılı olma ihtimaliniz var diye seçildiniz ve asıl mesele, bunu kanıtlamak zorunda olmak seçim kazanmaktan bin kat daha zor.
İşin en basit, en zahmetsiz aşaması kongre sürecidir.
Anlatamadık…
Tribündeki vatandaş, işler istediği gibi gitmiyorsa seçim ister ve ilkel benlik, kongre butonuna basınca kaderi değiştirebileceğini zanneder.
Değişme ihtimali, görevdekilerin kendilerini, yöntemlerini değiştirme ve hatalarından vazgeçme ihtimalinin onda biri kadardır.
Ama işte o butona basıldığında ortaya çıkan tiz ses panik duygusuna yol açtığından, bırak doğru bildiklerini, ismini unutur insan.
Böyle yapa yapa bugünlere kadar geldik.
Ekonomisi güçlü insanların, bir başarısızlık durumunda kaybedecekleri şey sadece para değildir…
Para kaybetmeyi elbette istemezler ama asıl korkuları, itibar kaybetmektir.
Baltayı taşa en son yıllar önce vurdukları için ‘becerememiş’ olmanın yol açtığı duygusal çöküntü, kaybettikleri parayı yerine koymuş olsalar da geçmez, hafiflemez…
Kaybetmeyi hiç sevmezler.
Ama ekonomik gücü sınırlı ya da hiç gücü olmayanlar öyle mi?
“Olmadı be ya” deyip sahneden kuyruğu dik tutarak inerler, hiç gocunmazlar ve hatta kendilerinin masum, başkalarının suçlu olduğuna ilişkin algı yaratmaya da son dakikaya kadar devam ederler.
Riskin büyümüş olması umurlarında olmaz.
Buna deli cesareti de denebilir.
Üzerlerine göktaşı düşeceğini bilseler son ana kadar, bir şeyler olup kurtulacaklarını düşünür, yerlerinden kıpırdamazlar.
Bizimki işte bu hesap.
Bu takım belki ligin en kötü takımı değil ve hatta potansiyeli olan, gelecek vaadeden ilk üç beş takımından biri ama neyi vaadettikleri değil ki değerli olan, ligde kalıp kalamayacakları.
Bu seviyede geleceği değil bugünü oynuyoruz çünkü.
Ve bugün, düşme ihtimali açısından ilk sırayı kimseye kaptırmayacağı şimdiden belli olan bu çocukların en büyük şanssızlığı da, kaybedecek şeyi olmayanlarla yola çıkmaları.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Suat Paçacı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak B Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan B Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler B Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı B Gazete değil haberi geçen ajanstır.




Bursa Haber Bursa Haberleri