Evlenmek ya da Ev'lenememek

Geçmişten günümüze kadar gelen, hepimizin aklındaki değişmez ilk hedef, bir ev hayalidir. Atalarımız ve dedelerimiz her zaman için bir ev almak için çaba gösterdi ve biz de şuanda onların izinden gitmeye çalışıyoruz.

Eve son zamanlarda sadece çalışıyoruz fakat ev'lenmeyi ne yazık ki hayal dahi edemiyoruz.

Geçmişten bu güne çalışarak emeğinin karşılığında kendine ev alırken, bazıları da o evi direkt olarak tırnaklarıyla ilmek ilmek örerdi. Emeğin nasıl veya hangi yolla verildiğinden ziyade ortak amaçlar önemli. Hepsinin tek bir amacı vardı, o da ‘’Başlarını sokacakları bir ev’ düşüncesiydi.

Belki çok şatafatlı, çok lüks olmuyordu ama geçmişte ev sahibi olmak en azından bir ömür içinde muhakkak nasip oluyordu isteyene. Şimdi ise durum çok farklı…

Konuyu bugün için ele almak gerekirse aslında hala herkes evi olsun istiyor. En küçüğümüzden en büyüğümüzün hayali bu şekilde yönleniyor. Hatta küçüklükten bu şekilde yetiştirildiğimiz bile söylenebilir. Sonuçta barınma ihtiyacı, dürtüsel olarak da insanı bu düşünceye yönlendiren etmenler var.

Etmenler var da peki ya imkanlar?

Ev sahibi olmak konusunda biraz genelden özele geçmek gerekirse durumlar bu noktada biraz karıştı. Türk milletinin hayali olan ev sahibi olma düşüncesinin son zamanlarda biraz daha zorlaştığı herkes tarafından aşikâr.

Günden güne konut fiyatlarının artması vatandaşın hayaline her gün bir adım daha yaklaşmasını engellerken, uzaklaşmasına da zemin hazırlıyor. Yani fiyatlar arttıkça vatandaş hayalinden bir adım değil fersah fersah uzaklaşıyor.

Hatta satılık konut fiyatlarında artışın devam etmesiyle ve enflasyonun yüzde 80’i bulmasıyla birlikte ters göç riski de baş göstermeye başladı. Artık büyük şehirlere yapılan göçlerin yerini, ucuz Anadolu kentleri almaya başladı. Konut fiyat artışının en çok görüldüğü iller arasında Antalya bölgesi görünüyor. Bu durumu tabii ki o bölgede bulunan turist kesimine de bağlayabiliriz.

Turizm sektörünün geliştiği bölgelerde hayat pahalılığının daha fazla olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu bağlamda konut fiyatlarının da artması paralel olarak karşımıza çıkabilir, buna herkes katılıyor.

Ancak bir de genel olarak yıllık konut fiyatlarında yüzde 145,5’lik bir artış görüldüğünü unutmamak gerek. Bu durum ekonomiyle açıklanacak kadar da basit değil bana göre.

Açıklanan müjdeler, yeni haberler, gayrimenkul simsarlarının açıklamaları, açgözlü mülk ve sahipleri gibi pek çok farklı etmen var ev sahibi olmanın önünde. Artık çalışarak ev sahibi olmak mümkün değil.

Sonsuza kadar böyle sürmeyeceğini biliyoruz bilmesine de piyasa güven vermiyor. En karlı yatırım konut sektörü olarak görüldüğü sürece bizim de işimiz zor. Tıpkı camekânın arkasındaki yemeği görüp cama ekmek bandıran rahmetli Kemal Sunal gibi biz de sadece evlerin fiyatlarına bakıp hayıflanıyoruz. Sahip olabileceğimiz evi en fazla gece biraz erken yatarsak rüyamızda görmeyi bekliyoruz.

Ev’lenemiyoruz.

Sonumuz hayrolsun..

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Koçak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak B Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan B Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler B Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı B Gazete değil haberi geçen ajanstır.