Bursa’daki Atılım Tekstil'de işten çıkartılan TEKSİF üyeleri fabrika önünde eyleme devam etti

Bursa’da Atılım Desen Apre Boya Tekstil işletmesinde çalışırken anayasal haklarını kullanarak TÜRK-İŞ’e bağlı TEKSİF Sendikası’na üye olan 25 işçinin işten atılması protesto edildi. Kestel’de faaliyet gösteren işletme önünde yapılan eylemde işçiler,önce sloganlar attı, ardından yasal haklarını geri kazanmak için taleplerini açıkladılar.

Bursa’daki Atılım Tekstil'de işten çıkartılan TEKSİF üyeleri fabrika önünde greve devam etti
Bursa’daki Atılım Tekstil'de işten çıkartılan TEKSİF üyeleri fabrika önünde greve devam etti
+10
Haber albümü için resme tıklayın

Bursa'da kurulu bulunan Atılım Tekstil'de örgütlenme çalışması yapan TEKSİF sendikasına üye işçilerin işten çıkarılması üzerine sendika, fabrika önünde eylem yaparak üretimi durdurmuştu.

TEKSİF üyeleri fabrika önünde greve devam kararı

Bursa’da Atılım Desen Apre Boya Tekstil işletmesinde çalışırken anayasal haklarını kullanarak TÜRK-İŞ’e bağlı TEKSİF Sendikası’na üye olan 25 işçinin işten atılması protesto edildi. Kestel’de faaliyet gösteren işletme önünde yapılan eylemde işçiler,önce sloganlar attı, ardından yasal haklarını geri kazanmak için taleplerini açıkladılar.İşçilere sendikadan istifa etmeleri yönünde psikolojik baskı yapıldığını düşük ücret ve işçilere yapılan baskılar karşısında sendikalaşma kararı aldıklarını belirttiler.

Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayii İşçileri Sendikası (TEKSİF) Genel Başkanı

Değerli arkadaşlarım Türk-İş'imizin değerli bölge temsilcisi Türk İş'e bağlı sendikalarımızın değerli başkan ve yöneticileri TEKSİF sendikamızın başkanlar kurulu üyeleri ve temsil etmekte her zaman şeref duyduğumuz değerli Türk-İş TEKSİF üyeleri, değerli basın emekçi kardeşlerim sizleri şahsım ve Türk İş TEKSİF ailesi adına en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.Hoşgeldiniz.

MACERA OLSUN DİYE GELMEDİM

Değerli arkadaşlar buraya macera olsun diye gelmedim.Bursa bir sanayi kenti sanıyorum 300.000 bin üzerinde sanayi çalışanı olan bir kent.Böyle bir yerde bizim artık demokratik bir dünyada daha doğrusu batı dünyasında çağdaş dünya da işçinin olduğu yerde sendika olması gerektiğine inanan bir anlayışa sahibiz biz.Sözüm ona bizde demokrasi ile yaşayan demokrasi ile yönetilen bir ülkeyiz ya.
O zaman bizim işçimize en tabii insan hakkı olan en tabi anayasal hakla bütünleşmiş olan sendikal hakkını elbette kullanması gerekiyor.O nedenle de sırf sendikal hakkını kullandığı için işten atılmış ekmeğine kan doğranmış insanların yanında olmak bu direnişe destek vermek için bizler buradayız.

Buraya gelmeden önce hani diyorlar ya batı tabiriyle. Efendim diyalog çağı bu çağ. Evet onuda yedik.Daha öncede işverenimizle görüşmek istedi. Maalesef olumlu cevap alamadı.Sonra geçen hafta içinde dedimki önümüzdeki hafta başkanlar kurulunu burada yapacağız.Ona da gitmeden önce yani bu yolu denemeden önce bir uzlaşma yolu bulabilir miyiz? En azından bir diyalog yolu açabilir miyiz diye bir görüşme çağrısında bulundum.
Maalesef ağalar beyler bizim emek adına işçiler adına bu diyalog talebimizi ellerinin tersiyle ittiler.Görüşemeyecelerini ifade ettiler.Peki ama burada güçlülerin özgür iradesiyle örgütlenmiş bir yapı var.

Yasal olarak söz hakkı bizde

Sanıyorum 26 nisandı.Yasaya göre sayısal çoğunluğu sağlayarak çalışma bakanlığına müracaat ettik.Ve burada çoğunluk yetkimiz elimize geçti.Orada tam kapatma dönemi olduğu için 20 mayısı buldu. Dolayısıyla şu anda bizim yasal olarak söz hakkına sahibiz.İşçiler adına söz sahibi biziz.


Buradan işverenlere sesleniyorum.Bu söz sahibi olmak demek sizlerin fabrikalarına el koyuyorum demek değil. Bu ön yargılardan sıyrılın artık.Artık emek adına üreten adına elbetteki bunların haklarını özgürlüklerinide mevcut kanunlar çerçevesinde gözetmek zorundasınız.Evet çalışma hayatı sadece iş kanunundan ibaret değil.Çalışma hayatı içerisinde aynı zamanda sendikalar kanunu da var.Dolayısıyla insanlar bu yasaya bağlı olarak hakkını kullanıyor.Eğer çalışma hayatında bu kanunlardan biri eksik olursa o bütünlüğün bir ayağı yok demektir.

Geleceğe güvenle bakmaktır


Biz sendikaları sendikal hayatı işçilerin kendilerini bir ifade etme biçimi olarak görüyoruz.İşçilerin ucuz emeklerine insanca çalışabileceği ve insanca yaşayabileceği bir ücret seviyesine ulaşacak seviyelere getirmek için sendikalar vardır.
Sendika demek insanca yaşamaktır. Geleceğe güvence ile bakmaktır.Aynı zamanda sektörüde korumaktır o verimli çalışmalarıyla.


En son bu iyi niyetli çabalarımıza rağmen İşçilerimizin bu özverili çalışmalarına rağmen bu istismar edilmiş işçiler yok sayılmıştır. İşçilere barbarcasına baskı yapılmış, şiddet görmüştür insanlar.Biliyorsunuz tam kapatma dönemi nedeniyle yasakları aşabilmek için işçilerin izin almak bahanesiyle işçilerin ellerinden e-devlet şifreleri alınmış. Maalesef insanları kandırarak aldatıalarak üyeleri tespit edilerek ve insanlar üzerinde baskı kurulmuştur. Ekmeklerine kan doğradılar ve buna haklı olarak sahip çıkan, direnç gösteren haksızlık yapıyorsunuz, bu arkadaşlarımız haksız yere işten atıldı bunlar bu işte çalışmalıdır diyen 22 arkadaşımız da hadi lan sizide çalıştırmıyorum sizde çıkın diyerek adeta tarlada ırgat çalıştırır gibi kanun kitap tanımadan çalışma düzeni istemektedirler.

Evet değerli arkadaşlarım bu haksızlığa karşı direnç gösteren değerli üyelerimiz değerli arkadaşlarımız boşuna burda değiliz.Bursa'ya sanayi kenti diyoruz. Ama lütfen artık ve çoğunda da irade ile çalışan firmalarız.Dolayısıyla yaptığımız ürünleri yerinde insanca saygı duyulabilmesi için markalar nezdinde yaptırımı olabilmesi için anlatabilme çabamız yerine ulaşabilmesi için örgütlenme hakkına saygı göstermek zorundasınız.

Hiç kimse kendisini kanun önünde sayamaz.Ben güçlüyüm ben işverenim istediğimi alırım istediğimi satarım diyemezsiniz.Hukukun kurallarına uymak zorundasınız.Kanunlara herkes uymalı. Bizde çalışanlarda işverenlerde daha fazla uymalı.

Değerli kardeşlerim 1980'li yıllardan itibaren başlayan ve günümüze kadar halen acımasızca devam eden sendikalaşma çabaları içerisinde yani işsizliğin istihdamın özel sektör eliyle sağlanacağı düşüncesiyle bu ülkenin kaynakları hep işsizlik önlensin ya da işçiler insan gibi fabrikalarda çalışsın diye bu ülkenin kaynakları teşvikler krediler vesaire yaptırımlarla destek oldular. Bu ülkenin kaynaklarını kullanan insanlar Bu ülkenin kaynaklarını birlikte paylaşmak zorundalar.Birlikte üretip birlikte payını almak zorundalar.Artık bu ülkede barış zamanı. Bir tarafta acımasız yoksulluğun olduğu bu ülkede işsizliğin acımasızlığın böyle olduğu bir dönemde hele hele bu pandemi döneminde hele hele bu mübarek ramazan mübarek gününde bu kadar insanı işten çıkaran vicdansızlara karşı herhalde bizimde çok söyleyecek sözümüz var.

İşverenlere sesleniyorum

Buna rağmen işverenlere sesleniyorum . Biz düşman değiliz.Biz alnımızın teriyle üretip bu ülkenin gelişmesi kalkınması için emeğimizle katkı sunan güç veren insanlarız. Dolayısıyla bu işyerinde yetkiyi alıyoruz.O nedenle ölçülü konuşmak istiyorum.Çünkü artık bu diyaloğu başlatmak zorundayız.Er yada geç hemen beş gün geçince moda oldu . Yani sanki hak gibi görüyorlar.Ya biz o kadar aptalmıyız ki gerçek çoğunluğu sağlamadan bakanlığa müraacat edelim. Evet kanuni çoğunluğu sağlayarak bakanlığa müracat ettik ve şuan bakanlık bize tespitimizi gönderdi.Şunu istiyoruz.Gelin halen diyalog kapılarını kapatmayalım.Yetki itirazını çekin dolayısıyla daha fazla gerilim olmadan insanlar daha fazla üzülmeden daha fazla işini kaybetmeden. Hele hele üretim aksamadan verimlilik kaybolmadan gelin biran önce çağrı yapıyorum.Bu işe bir çare bulalım.


Değerli arkadaşlarım hayırlısıyla bu iş yerinde birgün toplum sözleşmesini mutlaka yapacağız , buradan dönüşü yok.Bu güne kadar sizin azminizi ve direncinizi yürekten kutluyorum.Gerçekten adam gibi bir mücadele verdiniz.Sizlerle gurur duyuyorum.Hep böyle olmasın böyle devam etmesini diliyorum.
Bu insanlık dışı uygulamarın son verilinceye kadar sizlerde yanlız değilsiniz.Birgün hep beraber olacağız.Bu toplu sözleşme kapsamının içinde olacağız.Bu oluşulan TEKSİF sendikasının içinde olacağız.Kara perdelerle sizleri tecrit etmek istemişler, ayırmak istemişler.Elbette buna müsade etmek istemeyeceksiniz.Her ne yaparalarsa yapsınlar.Bir gönül birliği ile yola çıkmışız kimse bizi bu yolumuzdan alıkoyamaz.
TEKSİF sendikası olarak bu sendikanın bütün imkanları Türk İş'imizin bütün imkanları sizlerle paylaşacağız.Yılmak yok korku hiç olmamalı.Bizler hakkımızı savunmaktan başka hiçbirşey yapmıyoruz.Geleceğimizi çocuklarımızı ailelerimizi düşünüyoruz.İnsanca yaşamak istiyoruz insanca çalışmak istiyoruz.O bakımdam hep beraberiz, birliğiz beraberiz.Sizlere yürekten başarılar diliyorum değerli kardeşlerim.

19 Haz 2021 - 11:18 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak B Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan B Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler B Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı B Gazete değil haberi geçen ajanstır.