Estetik de cerrahi alandır ve riskleri vardır! Estetikte tek tipleşmeyi engellemek için...

Koronavirüsün ilk aylarında estetik uzmanları kliniklerini kapatmak ve ameliyatlara ara vermek zorunda kaldılar. Bu süreç estetik sektörüne etki etse de koronavirüse alışma süreciyle birlikte son aylarda estetiğe olan talep yeniden arttı. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Cengiz Bozkurt da ‘koronavirüs sürecinde estetik cerrahisi ve estetikte hasta hakları ile sorumlulukları’nı BGazete’ye anlattı.

Video için play'e tıklayın

Selda Akkuş-Furkan Arıkan / BGazete

Estetik ameliyatlarıyla ilgili sıklıkla çıkan haberlere vurgu yapan Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Cengiz Bozkurt “Basit bir işlem bile çok ciddi şeylerle sonuçlanabilir. Bunu bir hekim usulüne uygun yapmışsa aslında o kadar da ekstrem şeylerle karşılaşmıyoruz. Yani dudağına basit bir işlem yaptırmış birisinin bacağına bir şey olması beklenen bir durum değil.  Ama şunu unutmamamız lazım ki estetik de tıbbın diğer alanları gibi cerrahi bir alandır ve riskleri vardır." dedi.

“Estetiği Estetik Cerrahları Yapmalı!”

Çok fazla estetik işlem yapan hekim var. Yani sadece estetik plastik cerrahi uzmanı değil, cildiye uzmanları, medikal estetik hekimleri hatta hemşire dahi olmayan insanlar birtakım ruhsatsız yerlerde estetikle ilgili işlemler yapmaktadır. Bunların da negatif ve kötü sonuçları var. Bu kötü sonuçların hepsi sanki estetik cerrahide yapılmış ameliyatlar sonrasında oluşmuş ya da uzman kişiler tarafından yapılmış gibi gösterilmekte. Hastalar uzman, kendini kanıtlamış hekimlere gittiklerinde ise şikayetler azalacaktır. Diploması, çalışma izin belgesi olan bir hekim olmasına dikkat etmeliler. Bu hekimin tecrübeli, bu alanlarda kendisini ispatlamış bir hekim olması gerekir.

Estetik cerrahide hekimin üstüne düşen görevler

Hastayı ameliyat öncesinde çok iyi değerlendirmesi lazım. Ameliyattan sonra karşılaşılacak her türlü problemlerle ilgili hastayı bilgilendirmeli, hastanın bu bilgilendirmeleri yeterince anladığını test etmelidir. Ameliyatları usüllerine göre uygun şartlarda ve uygun hastanelerde gerçekleştirmelidir. Ameliyattan sonra mutlaka kontrollerini düzgün şekilde yapmalı, hastanın her şikayeti ile ayrı ayrı ve özel ilgilenmelidir.

Estetik cerrahinin bir kısmından da hastalar sorumludur   

Hasta da mutlaka bu işlemler için uygun merkezlere, kendisini kanıtlamış hekimlere gitmeli. Bu hekimleri iyice araştırmalı. Ameliyattan sonra hekimin söylediği her şeye harfiyen uymalı. Kontrollerine yeterince zamanında gelmeli. Bir şikayeti varsa zamanında ve yerinde hekime bildirmeli. Bu çifte sorumluluk gerektirir. Bir tarafın tek başına sorumluluğu değildir. Yani ameliyatın her şeyinden doktor sorumlu değil. Bir kısmından da hastalar sorumludur.

Koronavirüsün estetik cerrahiye etkileri

Acil değilse, bu tarz ameliyatların beklenmesi isteniyor. Sağlık Bakanlığı'nın da eğilimi bu yönde. Salgınla mücadele etmek için devletin böyle bir politikası var. Sağlık Bakanlığı, estetik ameliyatlar bekleyebilen ameliyatlar olduğu için bu kadar bulaşıcı bir hastalık varken hastayı hastane ortamına götürmeyin diyor. Hem bir hekim hem de bir vatandaş olarak ben de bu dönemde, özellikle karantinanın başladığı ilk zamanlarda kliniği 3 ay kapatarak hasta kabul etmedim.

İkincisi bu hastalıkla artık yaşamamız gerekli olduğunu anlayıp öğrendik. Dolayısıyla önlemlerimizi alarak yine hastane yükünü artırmadan bu dönemde ameliyat olmak zorunda olan hastaları ameliyat etmeye başladık. Bu dönemde estetik ameliyatlar da yine hasta istekleriyle birlikte yavaş yavaş artmaya başladı. Biz de kurallara dikkat ederek muayenehaneye bir hasta alırken başka hasta almıyoruz. Hastalar birbirine temas etmesin istiyoruz. Önlemlerimizi çok ciddi şekilde alıyoruz.

Estetikte tek tipleşme tehlikesi

Herkes yanağına, dudağına dolgu istiyor. Herkes botoks istiyor. Dolguların da botoksun da sonuçları belli. Gerekip gerekmediği hiç bakılmaksızın herkes bunu isterse, üstelik bunu hekim bile olmayan yerlere gidip yaptırırlarsa o zaman tabii insanlar birbirine benzer. Erkek kadın bile ayırt etmeden aynı işlemleri çok yaygın bir şekilde yapıyorlar. O zaman herkes gerçekten de estetik ameliyat sonrasında birbirine benzemeye başlıyor. Benim burada eleştirdiğim şey tabi ki hekimler. Bunu yaparken herkese standart yaklaşımda bulunmaları. Çünkü herkesin eksiği ayrıdır. Vücut kendi içinde bir oranın içindedir, ahenk içindedir. Biz genel olarak ona altın oran diyoruz. Bu altın orana uygun olmayan alanlara ne kadar az küçük işlem yapılırsa o kadar daha iyi, daha doğal ve daha başarılı oluyor. Aslında burada o doz ne kadar fazla yapılırsa ve yüzünün her yeriyle ayrı ayrı başka işlemlerle ne kadar çok oynarsanız o zaman birbirine benzeyen o kadar çok insan olur. Çünkü hiçbir insan ötekinin aynısı değildir, gözü başkadır, kaşı başkadır, her şeyi başkadır. Dolayısıyla herkese uygun estetik çözümleri üretmemiz gerekir. Aradığımız en önemli kriter gerçekten bunu olmaya ihtiyacı var mıdır? Bu yapılan şey makul bir işlemle, zarar vermeden hastayı bahsettiğim altın orana yaklaştırır mı? Ve bu yapıldığında işlem doğal olur mu? Bunlara çok dikkat etmek lazım.”

28 Ara 2020 - 14:10 - Sağlık

Muhabirler : Furkan Arikan , Selda Akkuş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak B Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan B Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler B Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı B Gazete değil haberi geçen ajanstır.