Başkan Alinur Aktaş: "Bursa'yı yıkarak güzelleştiriyoruz'

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş Habertürk Özel'de Eren Eğilmezin konuğu oldu. Soruları yanıtlayan Aktaş:"Bursa gibi kültür şehrinin görselini bozan binaları yıkıyoruz. Özellikle bu yapıların çoğunu şehri rahatlatmak adına yıkıyoruz. Yıkım kelimesi kulağa hoş gelmiyor ama biz Bursa'yı yıkarak güzelleştiriyoruz'' şeklinde konuştu.

Büyütmek için resme tıklayın

Bursa'da Hanlar Bölgesi'ndeki yıkım çalışmalarıyla ilgili olarak konuşan Başkan Aktaş, "Bursa 6 tane padişahı, 20 tane şehzadeyi onlarca güzel insanı bağrında barındıran bir şehir... Bursa farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehir... Bursa'da gezmek gibi bir değer var. Bursa'da UNESCO dünya mirası listesinde olan önemli bölgeler var. Hanlar bölgesi ile Cumalıkızık ve diğer kızıklar var. Bursa İznik gibi bir ilçeyi bünyesinde barındırıyor. Bursa aslında bir dünya şehri. Bursa ihracatla alakalı çok önemli aşamalara gelmiş. Türkiye'nin bazen 2 bazen 3 sırada yer alan büyük ihracatçı şehri... 18 tane Organize Sanayi Bölgesi ile de ciddi bir aşamaya gelmiş.

Hemen yanı başımzda Yalova, Bilecik, Kütahya, Eskişehir, Balıkesir var. Bursa çok göç almış. Çok hızlı büyümüş. Bursa saniyeleri ile birlikte büyümüş.

Bursa yeşille özdeşleşmiş bir şehir. Yeşil her şehre yakışır ama yeşil Bursa'ya çok fazla yakışıyor. Yeşil ve beyaz rengi çok önemlidir Bursa'da.

Bu nedenle biz bir motta geliştirdik. Tarih ve Yeşil Bursa'da tekrar gün yüzüne çıkıyor. Biz bu doğrultuda projelerimizi yönlendiriyoruz." dedi.

İşte Başkan Aktaş'ın açıklamalarının satırbaşları..

YIKIM LAFI ÇOK SEVİLMİYOR AMA...

Yıkım lafı çok esvilen bir laf değildir aslında ama biz yıkarak Bursa'yı güzelleştiriyoruz. Ve bunu özellikle ifade ediyorum. Yani Bursa'ya çirkinleştiren Bursa'nın kötü anılmasına sebep olan, Bursa'nın görselini bozan, Bursa gibi tarih ve kültür şehrinin görselini bozan binaları yıkıyoruz. Ortadan kaldırıyoruz. Dönüşümler bizde yerine daha yüksek katlı binaların yapılması amacıyla düşünülebiliyor. Yüksek yapılar tabii ki şehrin vizyonudur. Bizde de var ama biz özellikle bu yapıların çoğunu artık şehri açmak şehri rahatlatmak,sağlıklı bir şekilde büyütmek adına yıkıyoruz.

Örneğin Hanlar Bölgesi... 480 dönümlük alandı 13 tane han başta Kozahan olmak üzere, 14 tane Bedesten Çarşı, 21 tane cami, 3 tane türbe, bir okul, içerisinde onlarca farklı sektörde alışveriş mekanları ve buram buram tarihin koktuğu bir alan, başta Ulu Cami olmak üzere...

UNESCO Dünya Mirası fakat etrafı sarılı. Yıkmak zordur. Bu binalar zaten o günkü teknoloji ile yapılmış 50 yıllık, 60 yıllık, 45 yıllık, en yenisi 40 yıllık... Zaten ekonomik ömrünü tamamlamış binalar. Bu noktada tabiki teknik detaylı araştırmalar yapılarak hareket ediliyor.

DOĞANBEY TOKİ SORUNU...

Ben göreve geldiğimden beri bana defalarca sorulan bir bölge Doğanbey Toki Konutlarının olduğu bu binalar... Bursamızda kesinlikle bundan daha yükssek binalar var. bu görselin bizim açımızdan olumsuz taragı şu Uludağ'ın, Hanlar Bölgesi'nin görüntüsünü kapatıyor. Ve şehrin silüetini bozuyor.

BURSA'DA DEPREM GERÇEĞİ

'İLÇELERDEN BİNA ENVANTERLERİNİ İSTEDİM'

Şimdi Türkiye depremi kentsel dönüşümü konuşuyor. Bursa'da nihayetinde 1. Derece deprem bölgesi... 1855'te en yıkıcı deprem olmuş ve o günkü rakamlarla ciddi sayıda insan vefat etmiş. 3000 civarı insanın vefat ettiği söyleniyor. Burada yıkılan yerleri ranta açmak gibi bir şey söz konusu değil. Amaç yapılan güzelliklerin ortaya çıkarılması.

Ama özellikle şunu ifade edeyim sadece bu yıkımlar, yani kentsel yenileme veyahut binaların ekonomik aktivitesini tamamlama olarak değil, aynı zamanda şehrin tarihi güzelliklerin ortaya çıkarma, şehrin katma değerini yükseltmek adına yapılan çalışmalar..

Bursa depreme hazır mı?

Ne kadar zor olduğunu anlatıyorlar sürekli Bursa'da durum ne Bursa'da şimdi deprem hazır mı Ben bunun bir kültür meselesi olduğunu düşünüyorum. Katıldığım her ortamda da ifade ediyorum. Özellikle bizim 6 konu başlığımızdan da bir tanesi. Bursa'nın nüfusu büyümesinden dolayı da böyle bir ihtiyacın olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Önce tabii şunu ifade etmem lazım bu riskli yapıların dönüşüm ile alakalı bir kere envanterin ne olduğunu iyi bilmeniz lazım. 70000 civarında bağımsız bölümümüz var bununla alakalı... Akademik odalarımızın da yaptığı çalışmalar Büyükşehir belediyemizin yaptığı çalışmalar bunu gösteriyor. Biz bunun 20 bini ile alakalı dönüşüm noktasında şu an başlamış başlamak üzere. Burda yapılan dönüşümlerde oldu ama, bu dönüşümlerle beraber şu algıyı da ben şehirde değiştirmeye çalışıyorum. Yani 3-4 katlı binamızı yıkalım yerine az önceki fotoğraflardaki gibi (Doğanbey TOKİ) 13-15 katlı 20 katlı binalar yapalım. Emsalleri arttıralım. Vatandaş bu noktada herhangi bir mali külfete girmesin. belediye herhangi bir mali külfete girmesin. Ve ondan sonraki süreçte de biz şehrimizde trafik istemeyelim, biz şehrimizde bol yeşil alan ve sosyal alanlardan bahsedelim. Bu mümkün değil. Yani bunun adını bir kere çok iyi koymamız lazım. Nasıl ki arabamızı yenilerken, evimize eşyamızı yenilerken katlandığımız bir külfret varsa biz belediye olarak bu işten para kazanma derdinde falan değiliz. O yüzden de şimdi biz aşama aşama şehrin Doğu noktasında başladıklarımız var. şehrin merkezinde ve Akpınar'da kentsel dönüşümle alakalı.. Ama özellikle ben İzmir depreminden 3 gün sona 17 ilçe belediye başkanımızı siyasi parti gözetmeksizin hepsini topladım. Onlara da bir kere kaçak yapıyla alakalı sorunlu yapı ile alakalı ana sorumluluk sizde. Ve o yüzden biz bunu bir fırsat bileceğiz ve hemen bu noktada bana bina envanterlerinizle alakalı ayrıntılı detayları verin dedim. Gettiren belediyelerimiz var getirmek üzere olanlar var. Biz tabi bu noktada dediğim gibi ciddi aşamalardan geçtik. Biz bu konuda İstanbul ve Kocaeli ile beraber en iyi mesafe almış alt yapı itibariyle belediyelerden bir tanesiyiz.

Evet fotoğrafın bütününe bakarsanız 3 milyonluk bir şehirden ve her yıl 60-70 bin kişi büyüyen bir dünya şenrinden bahsediyorum. Bizim kesinlikle kararlı bir tavır ortaya koyup, önceliklerden başlayarak şükürler olsun biz bunları hem kendi belediye imkanlarımız hem de vatandaşımızı ikna ederek çalışıyoruz. Doğu noktasında Yıldırım ilçemizde yaklaşık 250 dönümlük bir alanda ilk imzaları attık Vatandaşımıza bunu anlatmamız lazım. Vatandaşımızı ikna etmemiz lazım. Dolayısıyla bizi deprem değil bizim yaptığımız binalar bize zarar verir. Ve bizim sonumuz olur." diye konuştu.

27 Ara 2020 - 00:22 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak B Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan B Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler B Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı B Gazete değil haberi geçen ajanstır.