- 27 Kas 2020 - 10:48 G: 27 Kas 2020 - 13:21

Bursa'ya yakın mesafede hafta sonu tatil kaçamakları

Bursa, bulunduğu konum itibariyle tatil açısından oldukça şanslı şehirlerimizden biridir. Çok kısa süre içerisinde Ege Bölgesi'nde bulunan tatil yerlerine gidebilir ya da Marmara Bölgesi'nde kalıp denize ulaşabilirsiniz. Sizler için hafta sonunu güzelleştirecek tatil yerlerini derledik.

mask

Bursa, tarihi bir şehir olma özelliğinin yanı sıra konumu itibariyle birkaç bölgenin ortasın bulunan bir şehir. İstediğiniz an hem deniz havası alabilir hem de Uludağ'a geçerek karın keyfini çıkarabileceğiniz bir şehir. Ayrıca çevre illerde kısa mesafe harcayarak gidebileceğiniz birçok tatil kaçamakları bulunuyor.

Avşa Adası

Avşa Adası Marmara adaları olarak bilinen adalardan biridir. Adaya sadece deniz yoluyla ulaşım vardır. Erdek'ten Avşa Adası'na gemiyle 1 saat 45 dakikada ulaşabilirsiniz.

Avşa Adası'nda 5 tane koy bulunmaktadır. Tavşan Koyu, Çınar Koyu en çok bilinenlerdir. Diğer koylar Kumtur Koyu, Atanas Koyu ve Yiğitler Köyü'ndeki Yiğitler Koyu'dur. Yiğitler Köyü'nde Ali Dede Türbesi ve Türkeli Köyünde Manastır kalıntılarını ziyaret edebilirsiniz.

Avşa Adası'nda yaşam 24 saat canlıdır. Gündüz berrak denizi, beyaz kumlu sahilinde güneşlenip denize girebilirsiniz. Akşamları sahil boyunca yer alan gece kulübü ve barlarda eğlenceli saatler geçirebilirsiniz.
Avşa Adası'nda balık çeşitleri, zeytinyağlı yemekler, deniz mahsüllerinin tadına bakabilirsiniz.

2/19
mask

Cunda Adası

Cunda Adası, Türkiye'nin 4. büyük adası odası olup eski adı Cunda, bugünkü adı Alibey Adası ismi verilmiştir. Ayvalık'a Lale Adası üzerinden köprüyle bağlı olup kara yoluyla ulaşım sağlanmaktadır. Toplam 2 köprüsü olan ada'nın biri Türkiye'nin en eski Boğaz Köprüsü'dür. Deniz yoluyla Ayvalık sahilinden Cunda Adasına motor seferleride düzelenmektedır. Ayvalık'ın 22 adasının içinde tek şehirleşmenin olduğu adadır. Hristiyan ve Müslümanların birlikte yaşadığı ilk mahallesinde Cunda Adası'nda 1873'te bir kilise inşa edilmiştir. Dar sokakları ve rum evleriyle doğallığını yitirmeden günümüze kadar gelmiştir. Zemini taş döşemeli, sarmaşık ve begonvilli sokaklarıyla insana samimi gelen bir yapısı var. Taksiyarhis Kilisesi, Despotun Evi, Aşıklar Tepesi, Agois Yannis Kilisesi, Tımarhane Adası, Cunda Sahil Çarşısı ve Taş Kahveyi ziyaret etmelisiniz.

3/19
mask

Edremit

Edremit, kendisiyle aynı ismi taşıyan Edremit Körfezi'nden 10 km içeride yer alan bir ilçedir. Edremit'in sahil şeridinde 4 tane beldesi Altınoluk, Akçay, Güre ve Zeytinli turizm merkezleridir. Bir tarafı Kaz Dağları diğer tarafı Ege Denizi olan Edremit temiz havası ve plajlarıyla ziyaretçilere huzurlu bir tatil sunuyor.

4/19
mask

Akçay

Edremit ilçesine bağlı Akçay beldesi, ilçe merkezine 8 km mesafededir. Edremit Körfezi'nin tam ortasında konumlanmıştır. Akçay, masmavi denizin, Kazdağlarının yemyeşil doğasıyla kesiştiği yerdir. Akçay, oksijen deposu temiz havası, kum plajı, zeytin ve çam ağaçları, termal kaynaklarıyla Kuzey Ege'nin incisidir. Akçay'da sardalya balığı yemelisiniz. Yılın her mevsimi bulmanız mümkün. Akçay kordonunda sakızlı ve tarçınlı dondurmasının tadına bakmalısınız. Akçay'a geldiyseniz Kazdağları'ndan gelen buz gibi kaynak suyun aktığı, orman içindeki Hasan Boğuldu'yu ziyaret etmelisiniz.

5/19
mask

Altınoluk

Altınoluk, Balıkesir'in Edremit İlçesi'ne bağlı sevimli sahil kasabasıdır. Ege Denizi'nin mavisi bir yanında, Kazdağları'nın tertemiz havasıyla oksijen bakımından zengin bir havaya sahiptir. Altınoluk, astım hastalarının uğrak yeridir. Cennetten bir köşe dersek abartı olmaz sanırım. Denizi berrak ve temizdir. Sahili çakıldır ama çakıl olması bile başka güzeldir. Altınoluk'ta gündüzleri deniz keyfi, akşamları Altınoluk çarşısında hediyelik eşyalar, el yapımı ve yöresel ürünler satılmaktadır. Meydanda Roma Dondurmacı'nda bal badem dondurmasını aldıktan sonra limanda bir tur atın. Ayın denize vurduğu o muhteşem mehtabı izleyebilirsiniz.

6/19
mask

Erdek

Erdek, Marmara Denizi'ne kıyısı olup Kapıdağ Yarımadası'nın güneybatısında yer almaktadır. Erdek doğal güzellikleri, temiz havası, plajlarıyla tam bir turizm cennetidir. Çevresinde bulunan Kyzikos Antik Kent, Seyitgazi Tepesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Tekne turlarıyla çevresinde bulunan Avşa, Marmara, Zeytinli ve Paşalimanı adalarını gezebilirsiniz.

7/19
mask

Kazdağları

Kazdağı, doğal ve kültürel kaynak değerleriyle oldukça zengin bir yerdir. Doğal güzellikler, yerlatı ve yerüstü su kaynakları, soğuk ve sıcak şifalı sularıyla tam bir hayat kaynağıdır. Kazdağı'na özgü bitki örtüsü ve bitki türleriyle sadece Türkiye'nin değil dünyanın da ekosistemlerinden biridir. Kazdağları mitolojik öykülerinde ana vatanı, kanyonları, şelaleleri, derin vadileri, nehirleriyle doğal turizm cennetidir. Truva Savaşı'na yol açan o ilk güzellik yarışması burada yapıldı. Sarıkız efsanesi Kazdağı'nda yaşandı ve hala dilden dile dolaşıyor.

Kazdağı Milli Parkı 21.452 hekrarlık alanı kapsayan bu alan güneyde Edremit Körfezi, kuzeyde Karamenderes Çayı, doğuda Zeytinli Çayı ve batıda Mıhlı çayı arasında kalıyor. Kaz Dağları'nın jeolojij konumu, farklı birki örtüsü, toprak yapısı ve iklimi sayesinde yüksek oranda oksijen üretiyor.

8/19
mask

Yiğitler Köyü

Yiğitler Köyü'nün turist çekmesindeki en önemli sebep dingin atmosferi ile birlikte yaklaşık 1,5 km'lik kusursuz kumsalı ve sakin denizi. Köy merkezinde yer alan Yiğitler Plajı ile birlikte bölgede yürüyerek ulaşılabilen farklı plajlar da bulunuyor. Adadaki en güzel plajlardan biri olan Altınkum Plajı, Yiğitler Köyü'ne yürüyerek yaklaşık 10 dakika, Kadınlar Plajı ve Tavşanlı Plajı ise Yiğitler Köyü'ne yürüyerek yaklaşık 15 dakika mesafede.

Eski adı Araplar olan köyde önceleri Arapların oturdukları söyleniyor. Arap donanması, İstanbul'u 672 - 678 yılları arasında kuşatmış, bu süre zarfında Avşa'da da yaşamış hatta Arap büyüklerinden bazıları bu köyde kalmışlar. Daha sonraları Rumlar ve onlardan sonra Trakya göçmeni Türkler yerleşmişler. Şarapçılık, balıkçılık ve taşçılık gibi işlerle uğraşan köy halkının yaşam standardı yüksek.

Avşa Adası'nın merkeziyle birlikte en çok turist çeken diğer bir noktası Yiğitler Köyü. Adanın doğusunda, merkeze yaklaşık 2 km uzaklıkta bulunan turistik köye minibüslerle kısa sürede ulaşmak mümkün. Yiğitler Köyü'ne, Erdek'ten deniz taksi seferleri de bulunuyor. Ayrıca Yiğitler Köyü'nde misafirlerini merkez iskelesinden alıp, yine merkez iskelesine bırakan tesisler de mevcut.

Avşa Adası'nın özellikle yaz aylarında oldukça kalabalıklaşan, hareketli ve canlı bir hal alan merkezinden uzaklaşmak, daha sakin, sessiz bir ortamda denize girip, güneşlenmek ve tatil yapmak isteyenler Yiğitler Köyü'nü tercih edebilirler.

9/19
mask

Küçükkuyu

Küçükkuyu, yüzyıllık zeytin ağaçları, oksijen fazlalığının şifa dağıttığı, antik yerleşim yerler, şalaleleri, berrak denizi ve Ege'nin başladığı yer. Sahildeki teklerden birini kiralayıp balık tutabiliceğiniz yada tane satılan balıklardan alabiliceğiniz bir yerdir Küçükkuyu. Zeytincilik ve balıkçılık bu kasabanın geçim kaynağıdır. Küçükkuyu konumu itibariyle, Altınoluk'a 10 km, Assos'a 20 km mesafededir. Farklı kültürlerden misafirlerini ağırlayan Küçükkuyu, lüks arayanlar için yada ekonomik bir konaklama arayanlar içinde her bütçeye uygun otel, pansiyon, motel veya apart bulabilirsiniz. Küçükkuyu'ya gelip ziyaret etmeniz gereken yakın yerlerin başında: Yeşilyurt Köyü, Zeus Altarı, Adatepe köyü , Zeytin Müzesi, Küçükçetmi Köyü, Mıhlı Çayı, Antandros Antik Kenti, Güre Gelin Çamı Piknik Yeri, Pınarbaşı, Sütüven Şalalesi, Hasanboğuldu Şelalesi, Tahtakuşlar Etnografya Müzesi gezip görmeniz gereken yerler arasındadır.

10/19
mask

Yalova-Çınarcık

Armutlu Yarımadası’nın kuzey kıyısı ile Samanlı Dağları kuzey yamaçlarına kurulmuş olup, ve batısında Marmara denizi, doğusunda Kocaeli, güneyinde Bursa ve Gemlik körfezi bulunmaktadır. “Yalova benim kentimdir” diyen Atatürk’ün üç tane evi bulunmaktadır. Bunlardan Yürüyen Köşk ve Atatürk Köşkü en dikkat çekici yapılarındandır. Hatta Yürüyen Köşk’ün, UNESCO Dünya Kültür Listesi’ne alınması adına çalışmalar devam etmektedir.
M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanan tarihi ile farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan ilçe; Hititler, Frigler ve Persler’in egemenliği altına girmiş ve son olarak Bitinya Krallığı tarafından yönetilmiştir. Şehrin birçok noktasında yapılan kazı çalışmalarında el edilen eşyalara göre bu bilgiler doğrulanmakta olup, çıkarılan eşyalar şuan Açık Hava Müzesi’nde bulunmaktadır.

Yalova’da gezebileceğiniz; Sudüşen Şelalesi, Yalova Kent Müzesi, Delmece Yaylası, Erikli Şelalesi, Kara Kilisesi, Dipsiz Göller Piknik Alanı, Karaca Arboretum ve Armutlu Kaplıcaları bulunmaktadır. Mavi ile yeşilin iç içe geçtiği Yalova’nın, şifalı olduğu düşünülen kaplıcalara sahiptir. Özellikle romatizma ve cilt hastalıkları için birçok kişi burayı ziyaret etmektedir. Sıcak suya sahip oluşu kışın bile açık havuzlara girilmesine olanak sağlamaktadır.

11/19
mask

Kartalkaya

Türkye’nin gölleri, yeşilliği ve doğal havasıyla meşhur olan ili Bolu; kış turizmi konusunda da değerlidir. Bolu şehir merkezine 38 kilometre uzaklıkta konumlanan Kartalkaya Kayak Merkezi, Bakanlar Kurulu tarafından “Bolu – Köroğlu Dağı Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi” içerisine alınmıştır. Doğa le eğlencenin birbiriyle harmanlandığı kış sporları turizm bölgesi Kartalkaya, Köroğlu Dağları’nın eğimli yamaçlarında konumlanmaktadır.
Aralık ve nisan aylarında 1600 kişilik yatak kapasitesiyle hizmet veren tesisler toplamda 8 bin kişiliktir. 25 adet piste sahip spor merkezinde, sporcuların her türlü isteğine karşılık verebilecek kapasiteye sahiptir. Burada; kayak, snowboard, snowpark, kar motoru, kızak, kamp, tırmanış, ve ATV gibi aktivitelere katılım gösterebilirsiniz. Ayrıca her tesiste deneyimli kayak ve snowboard eğitmenleri ile personeli bulunmaktadır.

12/19
mask

Uludağ

Bursa’nın güneybatısında bulunan Uludağ Kayak Merkezi, şehir merkezine 36 km uzaklıkta konumlanmaktadır. Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağı olup Bizans döneminde Keşiş Dağı ismi verilmiştir. Antik Çağ Dönemi’nde ise Olympos Misios adı verilen dağ, 1961 yılında milli park olarak ilan edilmiştir. Bu dönemden itibaren gelişen Uludağ, önemli kış turizmi noktalarından biri haline gelmiştir. Yalnızca kış aylarında değil yaz aylarında da yürüyüş ve kamp gibi aktiviteler yapabilirsiniz.
Türkiye’nin ilk dağ otelinin bulunduğu Uludağ’da; kayak sporu, kayak evi, barınak ve sığınaklar, yaz kampları, oteller, teleferik, telesiyej, kış turizm, doğa yürüyüşleri ve doğa sporlarının yapılarak her türlü doğa aktivitesine olanak sağlamaktadır.

Bölge ikiye ayrılmış olup ilk kısımda, kayak konusunda uzmanlaşmış olanlar kayarken ikinci bölgede ise daha sakin ve acemi kayakçılar tarafından tercih edilmektedir. İki bölgede de birinci sınıf oteller , tatil köyleri, kayak turları, kayak hocaları, çeşitli alışveriş merkezleri mevcuttur.

13/19
mask

Kartepe

Kocaeli’de bir ilçe olan Kartepe, Türkiye’deki sayılı kayak merkezlerinden bir tanesidir. 1600’lü yıllarda başladığı iddia ediliyor ancak yapılan araştırmalar sonucu yörede Roma ve Bizans dönemine ait yaşam kalıntıları bulunmuştur. Sanayi kenti olan İzmit’in 1960’lı yıllarla gelişmesiyle birlikte kayak merkezi ve oteller açılmıştır.
Karı sevenler için oldukça ideal konum yer alan Kartepe Kayak Merkezi sunduğu çeşitli aktiviteler sayesinde gelenlere eğlenceli saatler yaşatmaktadır. Burada yapılabilecek; doğa yürüyüşü, binicilik, dağ bisikleti, kuş gözlemciliği, paintball ve yamaç paraşütü yer almaktadır.

Yalnızca Kartepe değil Samanlı Dağı’nın yamacında yer alan Maşukiye; doğası, yeşili, pınarı, vadisi, şelaleri, dereleri, meyve bahçeleri ile ünlü şirin bir tatil rotasıdır. İnsanlar burada doğa içerisinde alabalık, mangal, ve kahvaltı keyfi yaparken içerisinde yer alan doğa sporlarına da katılmayı ihmal etmiyorlar.

14/19
mask

Trilye

Balık ve zeytin dedin mi ilk akla gelen yer tartışmasız Tirilye’dir herhalde. Zamanın en kalabalık nüfusa sahip kasabası, Avrupa‘ya şarap ve zeytinyağı ihraç ediyordu. Önceki tarihlerde yaşayan Rumlar’dan kalma; yedi kilise, üç manastır ve üç de ayazma bulunuyor ancak bunlardan yalnızca üç tanesi günümüze kadar ulaşabilmiş.
Kısmende olsa Aya Yani Manastırı, Hagios Sergios Manastırı, kasabanın hemen çıkışında Eşkel Köyü yolunda Batheos Rhyakos Soteros Manastırı ve bir diğeri ise Hagios Ioannes Rum Kilisesi’dir.

Etrafı fotoğraflamayı seviyorsanız, Tirilye Çarşısı’nı dolaştıktan sonra kendinizi atın sokaklara. Taş Mektep, Kemerli Kilise, Dündar Evi, Fatih Cami gibi tarihi noktaları görmeniz gerekiyor. Rengarenk sokakları ve son derece misafirperver davranan yerel halkıyla Tirilye siz ziyaretçilerini bekliyor.

15/19
mask

Misi Köyü

2 bin yıllık tarihe sahip Misi Köyü, doğa ile iç içe geçmiş he kültürü hem de doğası ile iç içe geçmiş merkeze yakın Bursa çevresinde gezilecek yerler arasında sıralanabilir. Önceki adının Mysia olduğu bilinen köyün tarihi, M.S. 183 yılında Alex adlı bir keşiş, 85 kişilik bir toplulukla Hıristiyanların öncüleri olarak İnkaya ve Misi köylerine yerleşmeleri ile başlamıştır.
Misi Köyü’nün en ünlüleri, asma yaprağı, misket üzümü, pekmezidir. Öyle bir üzüm ki; bunlardan elde edilen pekmezin daha sağlıklı olduğu bilinmektedir. Bunların yanı sıra ipek böcekçiliği de başlıca geçim kaynağıdır.

Osmanlı mimarisini her yönden yansıtmayı başaran Misi Köyü, 1989 senesinde SİT alanı ilan edilmiştir ve yapılan yenileme destek çalışmalarıyla aynı doğallığını korumaya devam etmektedir.

16/19
mask

Gölyazı

Bu şirin köyle ilgili söylentiye göre; Kral Melde, Apollonia kralnın kızını oğluyla evlendirme niyetindedir. Ancak kız başkasını sevdiği için bu isteğini gerçekleştiremez. Kızın babası olan Apollonia kralı onu korumak için tepeye bir saray inşa ettirir ve onu burada saklar. Bu duruma kızan Melde Kralı ise Odryssses Çayı’nı Apollonia kentine yönlendirerek sular altında kalmasına neden olur. Tepede bulunan saray, etrafı sular ile çevrili ada şeklini alır. Anlatılan bu hikayeye göre Uulbat Gölü’nün ve Gölyazı’nın bu şekilde oluştuğuna inanılmaktadır. Bursa’nın Ulubat Gölü’nün kıyısında şirin bir balıkçı köyü olan Gölyazı, geçmişte Apolynt denilen eski bir Rum köyüymüş. Bu nedenle burayı ziyaretiniz sırasında eski Rum evlerini de görebilir ve tarihte bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Buram buram tarih kokan köyün geçmişi oldukça eskiye dayanmaktadır.

Osmanlı’nın şehre akın etmesi sonucu 14. Yy’da doğal güzellikleriyle ön plana çıkmaya başlayan köye sık ziyaretler gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Yerel halk yaşamını ipek böcekçiliği, tarım ve balıkçılık yaparak sürdürmektedir.

Balıkçı teknelerine makul bir ödeme yaparak göl turuna çıkabilirsiniz. Özellikle mayıs ayında açan nilüferleri fotoğraflamak için uygun bir zaman dilimi.

Köprü ile bağlanmış iki ada görünümüne ve ihtişamlı bir manzaraya sahip Gölyazı, aslında aracınızla birkaç dakika civarında gezebileceğiniz küçük ve şirin bir köy. Ayrıca buraya ilk adım attığınızda dikkatinizi çekecek Ağlayan Çınar tabelalarını takip ederek, çay bahçesinin ortasında yere paralel yatmış dev çınar ağacının eşliğinde keyifle çayınızı yudumlayabilirsiniz.

17/19
mask

Maşukiye

Kuzeyine Sapanca’yı almış güneyine Kartepe’yi, İzmit’e 20 kilometre uzaklıkta yer alan Maşukiye; hafta sonu günübirlik faaliyetler için sıkla tercih edilen yeşilliklerin içinde harika bir yer!

19. yüzyılın sonlarına doğru Çerkez Murat Bey’in çabalarıyla kurulan köy, günümüzde Kocaeli’nin en önemli turizm kaynaklarından biri haline gelmeyi başarmıştır. Buraya gelen herkesi kendine aşık ettiği düşünülen doğanın bu güzel ürünü köy, Aşıklar köyü olarak adlandırılmaktaydı. Balayı içinde sıkla tercih edilen bir rota haline gelmiştir.
Havanın güzel olduğu zamanlar yoğunluktan adım atılmayacak hale geldiği bile oluyor. Ormanlık alanın tam ortasında bulunan yer, altınızdan akan şelalenin sesiyle, ağaçlarda öten kuş cıvıltıları eşliğinde birbiri ardına sıralanmış restoranlarda; kiremitte alabalık, fırında mantar ve güveçte köy peyniri yemelisiniz!

18/19
mask

Sapanca

Adapazarı’na bağlı Sapanca, göl ve dereleriyle ünlü olup son zamanlarda turizm açısından oldukça gelişmiştir. Doğanın kucağına kendinizi atabileceğiniz huzur dolu bir gezi planı yaparak hafta sonunuzu değerlendirebilirsiniz.

Etrafı ormanla çevrili Sapanca Gölü, kıyısında barındırdığı bitki çeşitliliği ile suyunun maviliği birleştiğinde ortaya çıkan görüntü kartpostalları aratmıyor. Her iki yanının ağaçların sıralandığı yolları desen, çınar ağaçları ve sebze meyve bahçeleri ile bir bütünlük kazanıyor. Yol insanı götürdükçe götürüyor bir sonsuzluğa adeta.

Burada gezebileceğiniz Kırkpınar ve Kurtköy beldeleri, piknik alanları ve alabalık çiftlikleri ile rağbet görmektedir. Yürüyebildiğiniz kadar yürüyüp bolca temiz oksijeni ciğerlerinize doldurun derim. Nerede bulacaksınız böylesi güzel havayı başka yerde.

27 Kas 2020 - 10:48 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak B Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan B Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler B Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı B Gazete değil haberi geçen ajanstır.